İÇİMDEN GELDİĞİ GİBİ
Aslında hiç bir şey göründüğü gibi değil.Tüm cilanın altından çıkan kir ve pas insanın midesini bulandırıyor.Göz işte her zaman yaptığını yapıyor,beyine gönderdiği yanlış mesajlarla yanılsamalar yaşamamıza neden oluyor.Ellerindeki kiri yıkamaya çalışsan, o kadar başarısız olacağın insanlar var ki çevrende şaşıp kalmamak elde değil.Sevginin ve hoşgörünün zerrece kenarından geçmemiş,içindeki nefreti akıt akıt bitiremeyen kişilerle aynı havayı solumak insana gerçekten dert oluyor.Yıkıcılığın doruklarına ulaşıp hala tatminsizlik yaşamanın nedeni ne olabilir ki?Mutsuz geçen çocukluk mu yoksa toplum dışı kalmanın omuzlarda ki dayanılmaz ağırlığı mı?Cevabı bulunması gereken ne kadar çok soru var.Neden acaba kişiler kendi sorunlarının cevabını bulmak için çaba sarfetmez.Büyük olasılıkla farkındalıkları olmadığı için.Başkaları için problem olan şeylerin onlar için bir şey ifade etmemesi olabilir mi?Evet evet işte can alıcı nokta bu.Kendilerinin problem değil,etraftaki herkesin problem olduğunu sanmak.Çözümü de yok bunun.Tedavinin başlaması için öncelikle hastalığın teşhis edilip kabul edilmesi gerekiyor.Yüreği yeten var mı?Bu düzenin artık bu şekilde devam etmesinin mümkün olmadığını söyleyecek babayiğit var mı?İnsanların artık dayanma noktası kalmadı.Özellikle bu hastalık belası bir çok şeyi kökünden değiştirdi.Umarım daha fazla sürüp hiç istenmeyen sonuçlara yelken açmayız.Ekonomi bozulduğunda her şey bozuluyor yavaş yavaş.En korkuncu da toplumsal dokunun bozulması olur.Onu tekrardan inşa etmek işin en zor tarafı çünkü.

Yorumlar
Yorum Gönder